Cehalet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cehalet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Şubat 2016 Perşembe

BÜYÜK ŞİRKTE CEHALET

Hamd Âlemlerin Rabbi olan Allah’a olsun salât ve selam O’nun Resulüne, ehline, sahabesine ve ona tabi olanların üzerine olsun.

Tevhid ehli ulema arasında sözkonusu dahi edilmeyen, ama günümüz gulat mürcie (tekfir edilen mürcie) tarafından dillendirilerek veya hakkında kitaplar yazılarak genç, yaşlı olsun müslümanları aldatma yoluna giden gruplar çoğalmaya başladı. bu büyük cürüm karşısında susmak dilsiz şeytan olacağından konuyu açıklamak gerekmiştir.

29 Aralık 2015 Salı

ACABA ŞİMDİ NE HALDESİNİZ?


Bismillahirrahmanirrahim, Hamd, yalnızca Allah'adır.

Rabbimiz bu dünyayı imtihan yeri ve bizleri de imtihanla görevli olarak seçmiştir. Bizlerden önce de niceleri şu imtihan diyarına gelip, göçmüşlerdir. Şimdi sıra ise bizlerdedir. Rabbimizin “her nefis ölümü tadacak” emrinin muhatabıyız. Bu gün değilse yarın, yarın değilse yarınlarda bir gün, nefislerimiz ölümü tadacak.

Kaçışın, saklanışın, ertelemenin, pazarlığın olmadığı bir ölüm bizleri bekliyor, ya biz onu bekliyor muyuz? Bilmek ayrı bir şey, bunu hissetmek apayrı… Bazıları ‘evet, hepimiz öleceğiz’ diyor yarım ağızla, çay-çorba içerken. Belki de iç âleminde ölüme kızgın, ama ne çare ki ölüme söz geçiremiyor.

21 Aralık 2015 Pazartesi

BU BENİM AKİDEM

Rahmân ve Rahîm olan Allâh’ın ismiyle…

Hamd, ancak Allah içindir. O’na hamdeder, O’ndan yardım ve mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerrinden ve kötü amellerimizden O’na sığınırız. Allah kimi hidayete erdirirse onu saptıracak yoktur, kimi de saptırırsa onu hidayete erdirecek yoktur.
Allah‘tan başka (ibadet edilmeye layık) ilah olmadığına şehâdet ederim. O, tektir ve ortağı yoktur. Ve şehâdet ederim ki, Muhammed O’nun kulu ve Rasûlüdür.

19 Aralık 2015 Cumartesi

İSLAM HUKUKU AÇISINDAN CEHALET KAVRAMI

 1-Giriş:

Son zamanlarda tartışılan en önemli konulardan bir tanesi de “İslam Hukuku Açısından Cehalet Kavramı” ve buna paralel olarak hüccetin (delilin) ikame edilmesi konuları olmuştur. Öyle ki, yerden mantar türer gibi “Cehalet Özürdür”, “Tekfirin Fitnelerinden Kaçış”, “Kadı Değil Davetçiyiz” isimli kitaplar türemiş, sanki tek bir kalemden çıkıyormuş gibi yazarlar aynı şeyleri tekrar edip durmuşlardır. Bu yazılan eserlerde konu ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın bir çok ayeti kerime ve sahih hadisler tahrif edilmiş, sanki vahyi esasların tüm ayrıntıları ile mevcut olduğu böyle bir dönemde, Allah’ın dininden habersiz olmak, cehaleten de olsa Allah’a şirk koşmak mazeretmiş gibi gösterilmeye çalışılmış, Allah’ın dini adına sahih tek bir kelime dahi bilmeyen, yaşamları boyunca hayatlarının her alanında, Allah’a şirk koşan kimseler cehaletleri sebebiyle mazur görülmüş, Allah’ın dinini din edinmeyen bu kimseleri içinde bulundukları durumdan dolayı tekfir eden, kafir ve müşrik kabul eden davetçiler ise harici, tekfirci, fitneci olarak isimlendirilmiştir.

12 Aralık 2015 Cumartesi

Muasır Alimlerin Cehaleti Mazeret Görmesi Şüphesi

Burada değineceğimiz şüphe ise bazı çevrelerin dillendirdiği "Muasır Alimler" şüphesidir. Bu şüpheyi devamlı surette gündemde tutmaya çalışan kimseler aslen sahih tevhid inancına sahip olan çevrelerdir. Kitabımızın başından beri "Kendisini selefe nispet edenler", "İrca ehli", "Muasır Mürcie" olarak söz konusu ettiğimiz kimselerden akîde ve menhec olarak bütünüyle farklıdırlar. Ancak "Cehalet Özrü" konusundaki tavır, ahlak ve söylemlerinin İrca ehli ile birebir benzerlik arzetmesi, iddialarını ispat edebilme adına asli menheclerine sırt dönmeleri, alimlerin sözleri ile delil getirirken bir kısmını alıp diğer kısmını görmezden gelmeleri sebebiyle bu kitabımızda onların şüphelerine de yer vermemizi gerekli kılmıştır.

9 Aralık 2015 Çarşamba

HAYATTAN BIKMAK VE USANMAK

SORU: Ben, şu fâni dünyada hayattan bıkmış ve usanmış bir gencim. Kendimde bıkkınlık ve usanmışlık hissediyorum. Bana yardım edecek biris var mıdır? Allah Teâlâ'dan da başka bir yardımcı yoktur?!

CEVAP: Hamd, yalnızca Allah'adır.

Dünyayı istememenin ve ondan nefret etmenin sebepleri pek çoktur. İnsanlardan kimisi, Allah Teâlâ'nın nezdinde olan ecir ve sevabı isteyerek ve O'na kavuşmayı ümit ederek şu fâni dünyadan nefret eder.

Nitekim seleften bazı kimseler şöyle demişlerdir:

"Mü'minin hediyesi, ölümdür."

Mü'min dünyadan nefret eder. Çünkü kalbi, âhiret ile bağlantılıdır.Mü'min, dünyadan nefret etmekle birlikte Allah Teâlâ'nın kendisinin üzerindeki hakkını ve kullarının hakkını yerine getirir.

İSLAMDA MÜZİK

Bismillah..

Hamd, alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. O’na hamd eder, O’ndan yardım ve mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerrinden ve amellerimizin kötülüğünden O’na sığınırız. O’nun hidayete erdirdiğini hiç kimse saptıramaz, saptırdığını ise hiç kimse hidayete erdiremez.
Şehadet ederim ki, Allah’tan başka ibadete layık hiçbir ilah yoktur. Ve yine şehadet ederim ki, Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) O’nun kulu ve rasulüdür.

Şeytan ve askerlerinin, kulları saptırmak ve beldeleri fesada uğratmak için kullandığı en büyük araçlardan biri, şarkı ve müziktir. Bu şeytanın, Allah’ın kullarını saptırdığı ve doğru yolundan çıkardığı vasıtaların en büyüğüdür. Şarkı ve müzik, şeytanın virdidir. Bunlar, kulun kalbinde Rahman’ın virdiyle asla bir araya gelemezler. Ne zaman birisi kalbe yerleşirse, öbürü yok olur. Çünkü onlar, bir araya gelemeyen zıt kutuplardır.

İSLAM HUKUKUNDA CEHALET

Bismillah..

Hamd, alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. O’na hamd eder, O’ndan yardım ve mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerrinden ve amellerimizin kötülüğünden O’na sığınırız. O’nun hidayete erdirdiğini hiç kimse saptıramaz, saptırdığını ise hiç kimse hidayete erdiremez.
Şehadet ederim ki, Allah’tan başka ibadete layık hiçbir ilah yoktur. Ve yine şehadet ederim ki, Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) O’nun kulu ve rasulüdür.

DİYANET TEŞKİLATININ KONUMU

Bismillah..

Müslümanların yaşadığı ülkelerdeki rejimler, dini kendi kontrolleri altına almak, dinin emir ve yasaklarından kendilerini soyutlamak; devletin dinsiz olmadığını göstermek için diyanet teşkilatları kurdular. Bu kurumlar vasıtasıyla halka belli konularda serbestlik verilirken, Hak dinin temel/asıl konularından haberdar edilmemesine özen gösterdiler.

Müslümanları yöneten laik yetkililer, diyanet teşkilatlarını devlete, mesela başbakanlığa bağlayınca ve kendilerine uygun gördükleri bir başkanı da o makama atayınca, dinle ve dolayısıyla hayatla ilgili bütün ipleri ellerine almış oldular. İşi daha da sağlama almak için imamların, müezzinlerin, vâiz ve müftülerin maaşını laik devletin bütçesinden ödemeye başladılar. Böyle yapmakla, kendilerinden maaş alanların kendilerine hesap sorma yolunu da kapatmaya çalıştılar. Bu durumda din, artık ortada oyuncak haline gelmiş oluyordu.

ŞİRK ve ÇEŞİTLERİ

ŞİRK


Hamd, alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. O’na hamd eder, O’ndan yardım ve mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerrinden ve amellerimizin kötülüğünden O’na sığınırız. O’nun hidayete erdirdiğini hiç kimse saptıramaz, saptırdığını ise hiç kimse hidayete erdiremez.

Şehadet ederim ki, Allah’tan başka ibadete layık hiçbir ilah yoktur. Ve yine şehadet ederim ki, Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) O’nun kulu ve rasulüdür.

Bilindiği gibi insanın kendisini koruyup, uzak durabilmesi için tehlike yerlerini bilmesi gerekir. O halde şirkten sakınmamız ve içine düşmememiz için de şirki bilmemiz gerekmektedir.