Bismillahirrahmanirrahim, Hamd, yalnızca Allah'adır.
İslam‟ın çocuk eğitimine verdiği önemin ne kadar büyük olduğunu, çocuklarımıza manevi ev ortamı ve çevre hazırlamamız gerektiğini, onlara karşı sorumluluğumuzun sadece „karınlarını doyurmak‟, „üzerlerini giydirmek‟ ve „eğitim veren bir yere gönderip ödevlerini yaptırmakla‟ bitmediğini hepimiz biliriz. Gönül meyvelerimiz olan yavrularımıza düzenli sevgi ve ilgi göstermemiz, kalplerini sözde değil özde olan, hayatlarına yansıyan Allah ve Rasulü‟nun sevgisiyle, kafalarını ise Kur‟an ve sün- nete dayalı sahih İslam bilgisiyle doldurmamız, Kur‟an ahlakıyla terbiye etmemiz gerektiğini hepi- miz manen hissederiz.
"Ta ki, ölen apaçık bir delil üzerine ölsün, yaşayan da apaçık bir delil üzerine yaşasın..." Enfal; 42
NASİHAT etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
NASİHAT etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
25 Şubat 2016 Perşembe
29 Ocak 2016 Cuma
IRAK VE SURİYE’DEN SONRA NERESİ?
İran ve Irak Şia’sı; Afganistan’da ve Irak’ta ABD ve Batılı koalisyonla işbirliği yapıp 500 yıllık İslam karşıtı Safevî- Haçlı işbirliğini yeniden ayağa kaldırdı.
İslam’ın geçmişini ve tarihi rolünü ayaklarının altına alan Türkiye ise, bunun karşısında seyirci kaldı ve o da Batılı ittifakın yanında silahıyla yer almasa da, sessiz kalarak Emperyalist küfr diyarının ordularının İslam âlemindeki işgalini seyretti. Şimdi Irak ve Suriye elden çıkıyor, yarın sıra Yemen’de ve Arabistan’da.
İslam’ın geçmişini ve tarihi rolünü ayaklarının altına alan Türkiye ise, bunun karşısında seyirci kaldı ve o da Batılı ittifakın yanında silahıyla yer almasa da, sessiz kalarak Emperyalist küfr diyarının ordularının İslam âlemindeki işgalini seyretti. Şimdi Irak ve Suriye elden çıkıyor, yarın sıra Yemen’de ve Arabistan’da.
29 Aralık 2015 Salı
O GÜN BİRGÜN GELECEK
Ve günlerden bir gün… hiç beklemediğin bir zamanda… o varlığını bildiğin ve ismini duyduğun şey, sana da gelecek… ismini anarken bile içinin burkulduğu, hatırlamaktan çekindiğin o şey… bir gün haydi, sıra sende diyecek…
Dur diyemeyeceksin… dur biraz daha bekle… daha yapacaklarım çok… arabanın borcu, evin taksiti, çocuğun durumu, hanımın hali, yazlığın çatısı, kışlığın duvarı… mazeretlerini öne süremeyeceksin… evet o gün, işte o gün… mazeretleri bir çırpıda silecek olan… senin de kapını çalacak…
ACABA ŞİMDİ NE HALDESİNİZ?
Bismillahirrahmanirrahim, Hamd, yalnızca Allah'adır.
Rabbimiz bu dünyayı imtihan yeri ve bizleri de imtihanla görevli olarak seçmiştir. Bizlerden önce de niceleri şu imtihan diyarına gelip, göçmüşlerdir. Şimdi sıra ise bizlerdedir. Rabbimizin “her nefis ölümü tadacak” emrinin muhatabıyız. Bu gün değilse yarın, yarın değilse yarınlarda bir gün, nefislerimiz ölümü tadacak.
Kaçışın, saklanışın, ertelemenin, pazarlığın olmadığı bir ölüm bizleri bekliyor, ya biz onu bekliyor muyuz? Bilmek ayrı bir şey, bunu hissetmek apayrı… Bazıları ‘evet, hepimiz öleceğiz’ diyor yarım ağızla, çay-çorba içerken. Belki de iç âleminde ölüme kızgın, ama ne çare ki ölüme söz geçiremiyor.
ÖRNEK OLABİLMEK SORUNU
Bismillahirrahmanirrahim, Hamd, yalnızca Allah'adır.
Kardeşler! Şu bir gerçektir ki insanlık âlemi kendi başına kendi değerlendirmeleriyle, elçilerin izi olmadan hayatı yürüyemez. Yürürse ortaya büyük bir kargaşa çıkar ki, yaşanılanlar ve yaşanılmış olanlar bunun göstergesidir. İnsanlığın yapması gereken şey kılavuzlarını doğru seçmesidir. Biz iman ehlinin nazarında hayatın izini bizlere yaşayarak gösterenler seçilmiş peygamberlerdir.
Dün olduğu gibi bugünde hayat yürüyüşünde yürümeyi bilmeyenlerin yürümeyi öğrenmesi gerekli… Tıpkı yolu bilmeyenlerin yolu bulmak için sormaları gerektiği gibi… Ancak görünen o ki insanlık âleminin hayat yürüyüşünde büyük bir sorunu var: örneklik sorunu…
İLİM TALEBELERİNE
Hamd âlemlerin rabbi olan Allâh’a, salat ve selâm kendisinden sonraki ümmetine miras olarak ilmi bırakan O’nun şerefli Rasûlü’ne, aline ve ashabının üzerine olsun.
Genç Talebe Kardeşlerim!
Sizlerde görüyorsunuz ki, zamanımızda insanlar maalesef İslâm’dan uzaklaşmışlardır. Her türlü İslâmsızlığı hayat edinerek İslâm’ı yaşantılarından kaldırmışlardır. Bununla birlikle bu devirde Peygamberimizin anlattığı İslâm’ın yaşanamayacağına da inanmaktadırlar. Tâğûtların boyunduruğunda zillet içerisinde yaşamayı tercih eden bu insanımız, “îmân”, “tevhîd”, “islâm” gibi kavramları hiç duymamış, duysalar da önlerine barikat olarak kurmuş oldukları ön yargıları ile hemen; “aşırıcı(!), yobaz(!), gerici(!)lerin” sözleri diyerek kulaklarını vahye kapatmışlardır.
Genç Talebe Kardeşlerim!
Sizlerde görüyorsunuz ki, zamanımızda insanlar maalesef İslâm’dan uzaklaşmışlardır. Her türlü İslâmsızlığı hayat edinerek İslâm’ı yaşantılarından kaldırmışlardır. Bununla birlikle bu devirde Peygamberimizin anlattığı İslâm’ın yaşanamayacağına da inanmaktadırlar. Tâğûtların boyunduruğunda zillet içerisinde yaşamayı tercih eden bu insanımız, “îmân”, “tevhîd”, “islâm” gibi kavramları hiç duymamış, duysalar da önlerine barikat olarak kurmuş oldukları ön yargıları ile hemen; “aşırıcı(!), yobaz(!), gerici(!)lerin” sözleri diyerek kulaklarını vahye kapatmışlardır.
28 Aralık 2015 Pazartesi
DİN VE DİNDARLAR İLE ALAY ETMEK -4-
ALTINCI BÖLÜM
ALAY VE İSTİHZA EDENLER KARŞISINDA MÜSLÜMANIN KONUMU
1- Allah yolunda eza ve cefaya sabretmek, Allah'a davetin değişmeyen sâbitelerinden biridir. Sabırsız davetin arkasından bir sonuç alınması beklenemez. Nasıl beklensin ki Allah Teala peygamberi Muhammed'e sallallahu aleyhi ve sellem hitap ediyor:
"O halde sabret. Çünkü iyi sonuç (sabredip) sakınanlarındır." (Hûd, 11/49)
DİN VE DİNDARLAR İLE ALAY ETMEK -3-
BEŞİNCİ BÖLÜM
ALAY EDENLERE KARŞI UYGULANACAK CEZA VE YAPTIRIMLAR
Allah Teala şöyle buyurur:
"Öyle ya, (Allah'a) teslimiyet gösterenleri suçlularla bir tutar mıyız hiç? Size ne oluyor? Ne biçim hüküm veriyorsunuz?" (Kalem, 68/35-36)
"Allah'a ve peygamberine düşman olanlar, işte onlar aşağıların arasındadırlar. Allah: Elbette ben ve elçilerim galip geleceğiz diye yazmıştır. Şüphesiz Allah güçlüdür, galiptir." (Mücadele, 58/20-21)
"Öyle ya, (Allah'a) teslimiyet gösterenleri suçlularla bir tutar mıyız hiç? Size ne oluyor? Ne biçim hüküm veriyorsunuz?" (Kalem, 68/35-36)
"Allah'a ve peygamberine düşman olanlar, işte onlar aşağıların arasındadırlar. Allah: Elbette ben ve elçilerim galip geleceğiz diye yazmıştır. Şüphesiz Allah güçlüdür, galiptir." (Mücadele, 58/20-21)
DİN VE DİNDARLAR İLE ALAY ETMEK -2-
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
ALAY VE İSTİHZA ALLAH'A DAVETİN ENGELLERİNDENDİR
ALAY VE İSTİHZA ALLAH'A DAVETİN ENGELLERİNDENDİR
Davetçilerin pek çoğu alay ve alaycıların baskı ve engellemelerinden şikayet ederler. Fakat onlar peygamberlerin aleyhisselam hayatlarını ve mücadelelerini dikkatlice inceledikleri zaman -ki onlar Allah'ın en şerefli yaratıklarıdırlar- onların da alay ve istihzaya maruz kaldıklarını görürler. Bu sebeple peygamberlerin hayatında o alaycılardan gördükleri kötü muameleden dolayı kendileri için bir teselli bulabilirler.
DİN VE DİNDARLAR İLE ALAY ETMEK -1-
ÖNSÖZ
Hamd, sadece Allah içindir. Salât ve selam Peygamber Muhammed'e, onun âilesine, arkadaşlarına ve onun yolunda ve izinde gidenleredir.
Bugün bu ümmetin ahvaline bakan bir kimse çok tuhaf ve çirkin durumlarla karşılaşır!
Bu ümmetin hayatındaki bozulma ve çözülme riski ümmet fertlerinin bu yüce dine ciddiyetle bağlılıklarına veya uzaklıklarına göre artmakta veya eksilmektedir.
Hamd, sadece Allah içindir. Salât ve selam Peygamber Muhammed'e, onun âilesine, arkadaşlarına ve onun yolunda ve izinde gidenleredir.
Bugün bu ümmetin ahvaline bakan bir kimse çok tuhaf ve çirkin durumlarla karşılaşır!
Bu ümmetin hayatındaki bozulma ve çözülme riski ümmet fertlerinin bu yüce dine ciddiyetle bağlılıklarına veya uzaklıklarına göre artmakta veya eksilmektedir.
GIYBET -2- (Caiz Olan Gıybet ve Gıybeti Yapılan Kardeşini Savunmak)
CAİZ OLAN GIYBET
“Ona izin verin. O, aşiretinin ne kötü bir mensubudur.” Adam içeri girince ona yumuşak konuştu. Adam çıktıktan sonra biz;
“Söylediğini söyledin, sonra da ona yumuşak konuştun!” dedik. Buyurdu ki;
“Ey Aişe! Kıyamet gününde Allah katında insanların en şerlisi, insanların şerrinden korktukları için ilişmedikleri kimsedir.”1
“Ey Aişe! Kıyamet gününde Allah katında insanların en şerlisi, insanların şerrinden korktukları için ilişmedikleri kimsedir.”1
GIYBET -1- (Tarifi ve Kötülenmesi)
GIYBETİN TARİFİ
”Gıybet nedir bilir misiniz?” dediler ki; “Allah ve rasulu bilir” buyurdu ki;
“Kardeşini hoşlanmadığı bir şeyle zikretmendir.” Denildi ki;
“Söylenen şey eğer kardeşimde varsa?” buyurdu ki; “Eğer kardeşinde olan şeyi söylersen bu gıybettir. Şayet onda olmayan şeyle zikredersen iftira etmiş olursun.” 1
LAFI KÖŞELETMEK ve HUSUMET
LAFI KÖŞELETMEK 1
“Dikkat edin! Lafını köşeletip lüzumsuz yere konuşmasını uzatanlar helak olmuşlardır.”2
ÇEKİŞMENİN NEHYEDİLMESİ
1- İbni Abbas Radıyallahu anhuma’dan; “Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki;
“Kardeşinle çekişme ve ona şaka yapma. Ona bir söz verdiğinde sözünden dönme.1
“Kardeşinle çekişme ve ona şaka yapma. Ona bir söz verdiğinde sözünden dönme.1
KENDİNİ İLGİLİNDERMEYEN İŞLERDEN SAKIN
1- Zühri, Ali Bin Huseyn (Zeynel Abidin) Radıyallahu anh’den rivayet ediliyor; Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki;
“Kişinin kendisini ilgilendirmeyen şeyleri terk etmesi, İslam’ının (Müslümanlığının) güzelliğindendir.” 1
FAZLA KONUŞMAK VE BATILA DALMAKTAN SAKINDIRMA
1- Bilal Bin Haris elMüzeni Radıyallahu anh’den; “Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki;
“Kişi ucunun nereye vardığını bilmediği, Allah’ın razı olacağı bir söz söyler de, bu sebeple Allah ona, kendisiyle karşılaşacağı güne kadar rızasını yazar. Yine kişi, ucunun nereye vardığını bilmeden, Allah’ın gazabını icap ettiren bir söz söyler de, bu sebeple Allah ona, kıyamet gününe kadar gazabını yazar.”
Hadisin ravisi Alkame Bin Vakkas der ki; “Nice söylemek istediğim şeyler vardır ki, Bilal Bin Haris’in rivayet ettiği bu hadis, beni ondan alıkoyar.”80
“Kişi ucunun nereye vardığını bilmediği, Allah’ın razı olacağı bir söz söyler de, bu sebeple Allah ona, kendisiyle karşılaşacağı güne kadar rızasını yazar. Yine kişi, ucunun nereye vardığını bilmeden, Allah’ın gazabını icap ettiren bir söz söyler de, bu sebeple Allah ona, kıyamet gününe kadar gazabını yazar.”
Hadisin ravisi Alkame Bin Vakkas der ki; “Nice söylemek istediğim şeyler vardır ki, Bilal Bin Haris’in rivayet ettiği bu hadis, beni ondan alıkoyar.”80
27 Aralık 2015 Pazar
DİLİ KORUMAK VE SUSMANIN FAZİLETİ
ﺑﺴــﻢ ﺍﷲ ﺍﻟﺮﲪﻦ ﺍﻟﺮﺣﻴﻢ
“Allah’a iman ettim de ve sonra dosdoğru ol” Dedim ki; “En çok neyi sakınayım?” Bunun üzerine eliyle dilini işaret etti.22
MÜSLÜMANLARIN ÜÇ GÜNDEN FAZLA KÜS KALMASI
Şer’i bir özür olmaksızın müslümana üç günden fazla dargın kalmak:
Şeytanın yollarından birisi de,müslümanların arasında ayrılık oluşturmaktır.Birçok insan, şeytanın yollarına uyarak müslüman kardeşleriyle şer’i olmayan sebeplerle alakasını keserler. Bu, ya maddi bir anlaşmazlık ya da basit bir durum sebebiyle olur.Böylece dargınlık uzun süre devam eder. Belki de onunla konuşmayacağına yemîn eder, evine sokmamaya söz verir.Yolda onu görünce,ondan yüz çevirir. Bir mecliste onunla karşılaşırsa ondan önce ve ondan sonraki kişiyle tokalaşır, onu atlar. Bu, İslâmî toplumdaki zayıflığın sebeplerindendir. Bu sebeple şeriatın bu konudaki hükmü kesindir, tehdit de ağırdır.
Şeytanın yollarından birisi de,müslümanların arasında ayrılık oluşturmaktır.Birçok insan, şeytanın yollarına uyarak müslüman kardeşleriyle şer’i olmayan sebeplerle alakasını keserler. Bu, ya maddi bir anlaşmazlık ya da basit bir durum sebebiyle olur.Böylece dargınlık uzun süre devam eder. Belki de onunla konuşmayacağına yemîn eder, evine sokmamaya söz verir.Yolda onu görünce,ondan yüz çevirir. Bir mecliste onunla karşılaşırsa ondan önce ve ondan sonraki kişiyle tokalaşır, onu atlar. Bu, İslâmî toplumdaki zayıflığın sebeplerindendir. Bu sebeple şeriatın bu konudaki hükmü kesindir, tehdit de ağırdır.
BORÇ ALMAK
Geri ödeme niyetinde olmadığı halde başkasından borç istemek:
Kulların hakları, Allah katında büyüktür.Kişi, belki tevbe ile Allah’a olan borcundan kurtulur, fakat kulların hakları, dinar ve dirhemle değil de, sevaplar ve günahlarla hesaplanacağı gün gelmeden önce mutlaka ödenmelidir.
Kulların hakları, Allah katında büyüktür.Kişi, belki tevbe ile Allah’a olan borcundan kurtulur, fakat kulların hakları, dinar ve dirhemle değil de, sevaplar ve günahlarla hesaplanacağı gün gelmeden önce mutlaka ödenmelidir.
23 Aralık 2015 Çarşamba
FİTNE ZAMANINDA MÜ'MİNLERİN ÖZELLİKLERİ
BAŞLARKEN
Bismillahirrahmanirrahim, Hamd, yalnızca Allah'adır.
Bu giriş, üç mihver üzerinde durmaktadır:
(1.) İlim Ehline ve İlimde Kökleşenlere Müracaat Etmek
(2.) İslam'da Mescid, İbadet ve İlim İçindir
(3.) Haddi Aşmaktan ve Tevilden Sakınmak
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)