Bismillahirrahmanirrahim, Hamd, yalnızca Allah'adır.
Müminleri El-Velî ismiyle dost edinip onlara yakın olan Allah'a subhanehu ve teâlâ hamd olsun. Salât ve selam 'Onun velisi Allah, Cibril ve salih müminlerdir' denilen Muhammed Mustafa'ya olsun.
Tasavvufun sıkça kullandığı kavramlardan biri 'Velayet'tir. Tasavvufta öncü olan zatların bu makama eriştiği, Allah dostu olup ilahi lütuflara mazhar olduğu inancı, tasavvufun temel öğretilerindendir. Şeyh olarak anılan tasavvuf büyüklerinin aynı zamanda Allah dostu/Veliyullah olduğu iddia edilir.
"Ta ki, ölen apaçık bir delil üzerine ölsün, yaşayan da apaçık bir delil üzerine yaşasın..." Enfal; 42
TASAVVUF etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
TASAVVUF etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
7 Ocak 2016 Perşembe
6 Ocak 2016 Çarşamba
TV FİLMLERİNDE TASAVVUFA DAVET
Tv filmlerinde veya dizilerde sürekli olarak Tasavvuf, Tarikat vurgusu yapılarak insanları o tarafa yönlendirilirken, ehli tevhid sürekli olarak kötüleniyor.
Son dönemin gözdesi "Diriliş Ertuğrul" zikir sahnesi.
TASAVVUFTA İBADET -2-
İSLAM BUMUDUR?
Kafkaslardan tarikat ayinleri
2 Ocak 2016 Cumartesi
TARİKAT EHLİ İLE EVLENMEK
Soru: "Îmân edinceye kadar müşrik kadınları nikahlamayın" âyet-i kerîmede söz konusu edilen şirk, Tîcânîlik, Kâdirîlik, Nakşibendilik gibi bazı tarîkât mensuplarını, üzerlerine Kur'ân'dan olan ve olmayan muskalar takan, İslâm'a ittibâ edip de bir takım putperestlik âdetleri olan kimseleri de kapsamakta mıdır? kısaca Şirk Koşan Tarîkât Ehli ile Evlenilir mi?
1 Ocak 2016 Cuma
MEVLANA VE MESNEVİSİ
MESNEVİ: MEVLANA CELALEDDİN RUMİ
DÜNYA EDEBİYATINDAN TERCÜMELER ŞARK İSLAM KLASİKLERİ
Çeviren: Veled İzbudak/ Gözden Geçiren: Abdulbaki Gölpınarlı/ Şark İslam Klasikleri/ Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları
MESNEVİ’NİN ÖNSÖZÜ
MESNEVİ’NİN ÖNSÖZÜ
Bu kitap, Mesnevi kitabıdır. Mesnevi, hakikata ulaşma ve yakin sırlarını açma hususunda din asıllarının asıllarının asıllarıdır. Tanrı’nın en büyük fıkhı, Tanrı’nın en aydın yolu, Tanrı ‘nın en açık bürhanıdır. Mesnevi, içinde kandil bulunan kandilliğe benzer (24Nur, 35). Sabahlardan daha aydın bir sûrette parlar. Kalplere cennettir; pınarları var, dalları var, budakları var. O pınarlardan bir tanesine bu yol oğulları Selsebil derler. Makam ve keramet sahiplerince en hayırlı duraktır, en güzel dinlenme yeri. Hayırlı ve iyi kişiler orada yerler, içerler… Hür kişiler ferahlanır, çalıp çağırırlar. Mesnevi, Mısır’daki Nil’e benzer: Sabırlılara içilecek sudur, Firavun ‘un soyuna, sopuna ve kafirlere hasret. Nitekim Tanrı da “Hak, onunla çoğunun yolunu azıtır, çoğunun da, yolunu doğrultur(17İsra, 9)” demiştir.
Mevlananın mesnevisindeki sapkınlığını ve sapıklığını okuyun ve Alparslan Kuytulun akidesini görün. Alparslan kuytul denen şahıs bu sapıklıkları nasıl tevil ediyor acaba?
TARİKAT FETVA HATTI
İsmailağa cemaati'nin (Mahmut efendi, Cübbeli Ahmet) kurduğu fetva hattında işledikleri şirk hakkında bakın nasıl bir rezalet cevap veriliyor.
18 Aralık 2015 Cuma
MENZİL TARİKATININ TOPLU GÜNAH ÇIKARMA ÂYİNİ
Bizler Hristiyan değiliz, ALLAH’a tevbe edebilmemiz için kiliseye gidip papazın elini tutmaya ihtiyacımız yok, Çünkü ne ALLAH böyle bir şey emretmiştir ne de ALLAH RASÜLU bize böyle bir şey öğretmiştir.
Bilakis istediğimiz yerde, her yerde HAZIR ve NAZIR olan ALLAH’a ellerimizi açar, pişmanlığımızı dile getirir, özrümüzü diler tevbemizi ederiz. ALLAH’da RASÜLU de bize böyle bir şey öğretmemiştir.
Resimdeki kare aslında bir sömürünün de alameti, dinleri, paraları, duyguları sömürülmüş insanlar ve şirk şirki doğuruyor, bu şirki uyduranlar başka şirke başvuruyorlar, taleb karşılanamayınca vakit kazancı için gördüğünüz üzere ip şirki ortaya çıkmış.
TEVBE ALMA VE GÜNAH ÇIKARMA AYİNİ AMA İSLAMDA TEVBE ALINMAZ, TEVBE EDİLİR.
TASAVVUFTA VAHDET-İ VÜCUD İNANCI
Vahdet-i vücud bir tasavvuf terimidir ve onun felsefesi Allah'tan başka varlık olmadığına, mevcud olan tek varlığın Allah olduğuna, var gibi gözüken ne varsa Allah'ın parçaları olduğuna inanmaktır.
Bu inanış tasavvufun amentüsünün ilk şartıdır. Bu felsefenin künhüne vakıf olan mutasavvıflar Lâ ilâhe illallah demeyi terk edip la mevcude illallah diyerek bu amentüyü ikrar ederler.
Bu inanış tasavvufun amentüsünün ilk şartıdır. Bu felsefenin künhüne vakıf olan mutasavvıflar Lâ ilâhe illallah demeyi terk edip la mevcude illallah diyerek bu amentüyü ikrar ederler.
17 Aralık 2015 Perşembe
TASAVVUF
Ashab ve Tabiin döneminde fetihler yapılmış ve İslam toplumuna etnik ve kültürel olarak yeni birçok unsurlar katılmıştır. Bu dönemde yabancı kültürlerden birçok unsurlar zühd akımı mensupları tarafından ilgi görür ve benimsenir. Bu unsurlar daha çok Hint ve İran özellikleri taşımaktadır. Bu akımın belirginlelip revaç bulduğu yerin Arap yarımadasının uç bölgesi olan ve Hindistan-İran-Arabistan’ın kavşak yeri sayılan Basra ve Kufe gibi yerlerin olması da dikkat çekicidir. Hatta öncekileri ve sonrakileriyle, çok azı dışında tasavvuf meşhurlarının acem milletlerden ve özellikle İran menşeli olması da dikkat çekicidir. Burası, Arabistan’ın kalbi olan Mekke ve Medine’den çıkan Müslümanların Hint ve İran kültürü ile karşılaştıkları, hatta Irak ve İran’ın fethi için ilk savaşların yapıldığı yerlerdir. Tabiri caizse, hak kültürü ile batıl kültürünün buluştuğu ve iç içe olduğu bir yerdir. Çok geçmeden fetihler genişleyecek ve Türk kültür unsurları da bu karışıma dahil olacaktır.
14 Aralık 2015 Pazartesi
TASAVVUF GERÇEĞİ
Tasavvuf ve Tarikat gerçeği
(Ebu Musab el-Muhacir'in "Kimin Dinini Yaşıyorsun" adlı kitabından alıntıdır)
Tarikatlerde şeyh herşeydir. O hem insanı kamil dir ve hakikat-i Muhammediye yi temsil eder. Hem kutup , hem gavstır. Mürit, Allah ile bitecek işin, ancak şeyhin araya girmesi ile olacağına inanır.
Tarikatçılara göre; “şeyhin bakışı kalp hastalıklarına şifadır. Yüzünü göstermesi, manevi hastalıkları giderir… Onun irşadı güneş gibidir. Kendi istemeden her şeye feyzini yağdırır…”
Tarikatçılara göre şeyh, müritle Allah arasında vasıtadır. Ondan yüz çevirmek Allah’tan yüz çevirmektir. Mürit inanır ki, şeyhini nerede düşünse, ruhaniyeti orada hazır olur. Yine inanır ki, şeyhin ruhani tasarrufları Allah’ın tasarruflarıdır.
(Ebu Musab el-Muhacir'in "Kimin Dinini Yaşıyorsun" adlı kitabından alıntıdır)
Tarikatlerde şeyh herşeydir. O hem insanı kamil dir ve hakikat-i Muhammediye yi temsil eder. Hem kutup , hem gavstır. Mürit, Allah ile bitecek işin, ancak şeyhin araya girmesi ile olacağına inanır.
Tarikatçılara göre; “şeyhin bakışı kalp hastalıklarına şifadır. Yüzünü göstermesi, manevi hastalıkları giderir… Onun irşadı güneş gibidir. Kendi istemeden her şeye feyzini yağdırır…”
Tarikatçılara göre şeyh, müritle Allah arasında vasıtadır. Ondan yüz çevirmek Allah’tan yüz çevirmektir. Mürit inanır ki, şeyhini nerede düşünse, ruhaniyeti orada hazır olur. Yine inanır ki, şeyhin ruhani tasarrufları Allah’ın tasarruflarıdır.
12 Aralık 2015 Cumartesi
NURETTİN YILDIZ'A REDDİYE
Saraylarda ümmetin meselelerini konuşup halledenler, cihad meydanlarında bulunan mücahitlere dil uzatıyorlar.
Nurettin yıldız'ın şii, alevi, sofi tarikat şeyhine övgü ve dua dolu sözleri.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


