9 Aralık 2015 Çarşamba

DUA'DA ŞİRK

Asrımızın ve her dönemin en büyük şirklerinden biri duada şirk olmuştur. İlahlığı sadece Allah’a veremeyenler onunla beraber başkalarından da bir şeyler isteme ihtiyacı hissetmişlerdir. Ya Allah azze ve celleyi çok büyük, kendilerini de çok küçük, günahkâr ve ondan uzak görerek ya da Allah azze ve cellenin basit işlerle ilgilenmediğini bu tür basit duaları bazı kimselere devrettiğine inanarak Allah’ın dışındaki başka varlıklara dua etmişlerdir.

"Gemiye bindikleri zaman, dini yalnız O’na has kılarak (ihlâsla) Allah’a yalvarırlar. Fakat onları sâlimen karaya çıkarınca, bir bakarsın ki, (Allah’a) ortak koşmaktadırlar."  Ankebut; 65

Bu ayetin tefsirinde ibnu cerir Et-taberi rhm. Şunları söylemektedir: Bu müşrikler denizde bir gemiye bindiği zaman boğulmak ve helak olmaktan korktukları için sadece Allah’a dua edip dini ona has kılarlar. Yani şiddet ve sıkıntı anlarında rablerini birlerler. Ve yalnızca ona ibadet eder, ona dua ederler. Allah’ın dışında dua ettikleri ilahlarından medet ummazlar, sadece onları yaratan rablerine yönelirler. Karaya ulaştıkları, içine düştükleri sıkıntıdan kurtuldukları vakit karada rablerine ortak koşup onun dışında başkalarına ibadet etmeye başlarlar. Allah’ın dışında başka ilahlardan, putlardan bir şeyler istemeye başlar onları Allah’a denk tutarlar. Camiul beyan 10\159

İSLAMDA MÜZİK

Bismillah..

Hamd, alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. O’na hamd eder, O’ndan yardım ve mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerrinden ve amellerimizin kötülüğünden O’na sığınırız. O’nun hidayete erdirdiğini hiç kimse saptıramaz, saptırdığını ise hiç kimse hidayete erdiremez.
Şehadet ederim ki, Allah’tan başka ibadete layık hiçbir ilah yoktur. Ve yine şehadet ederim ki, Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) O’nun kulu ve rasulüdür.

Şeytan ve askerlerinin, kulları saptırmak ve beldeleri fesada uğratmak için kullandığı en büyük araçlardan biri, şarkı ve müziktir. Bu şeytanın, Allah’ın kullarını saptırdığı ve doğru yolundan çıkardığı vasıtaların en büyüğüdür. Şarkı ve müzik, şeytanın virdidir. Bunlar, kulun kalbinde Rahman’ın virdiyle asla bir araya gelemezler. Ne zaman birisi kalbe yerleşirse, öbürü yok olur. Çünkü onlar, bir araya gelemeyen zıt kutuplardır.

BİD’AT-İ HASENE YANILGISI

Bismillah..

Hamd, alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. O’na hamd eder, O’ndan yardım ve mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerrinden ve amellerimizin kötülüğünden O’na sığınırız. O’nun hidayete erdirdiğini hiç kimse saptıramaz, saptırdığını ise hiç kimse hidayete erdiremez.
Şehadet ederim ki, Allah’tan başka ibadete layık hiçbir ilah yoktur. Ve yine şehadet ederim ki, Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) O’nun kulu ve rasulüdür.

İslam dininin temel dayanakları, birbirinden ayrılmaz iki unsur olan Kur-an ve Sünnet’tir. Kur-an’ın pratiği olan Sünnet İslam’ın altın çağları olan -sahabe, tabiin ve etba-ı tabiin- o kutlu dönemde saflığını büyük ölçüde korumuş, ancak daha sonraları sünnete Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in söylemediği, yapmadığı şeyler yani bid’atler sokulmaya başlanmıştır.

TEKFİR

Bismillah..

Hamd, alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. O’na hamd eder, O’ndan yardım ve mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerrinden ve amellerimizin kötülüğünden O’na sığınırız. O’nun hidayete erdirdiğini hiç kimse saptıramaz, saptırdığını ise hiç kimse hidayete erdiremez.
Şehadet ederim ki, Allah’tan başka ibadete layık hiçbir ilah yoktur. Ve yine şehadet ederim ki, Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) O’nun kulu ve rasulüdür.

Asrımızda en çok konuşulup, tartışılan konulardan biride tekfir meselesidir. Tekfir dinin şer’i bir hükmüdür. Dünya ve ahiret hükümleri bütünüyle tekfir ahkamı üzerine kurulmuştur. Dünya hayatında dostluk, düşmanlık, kan ve malın haramlığı ya da helalliği, evlilik, miras ve buna benzer birçok konu bütünüyle tekfir ahkamı üzerine kurulmuştur.
Tekfir, ehli kıbleden bir kimseyi işlemiş olduğu bir amel veya söylemiş olduğu söz sebebiyle küfre nispet etmek ve onun kâfir olduğuna inanmaktır.

İSLAM HUKUKUNDA CEHALET

Bismillah..

Hamd, alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. O’na hamd eder, O’ndan yardım ve mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerrinden ve amellerimizin kötülüğünden O’na sığınırız. O’nun hidayete erdirdiğini hiç kimse saptıramaz, saptırdığını ise hiç kimse hidayete erdiremez.
Şehadet ederim ki, Allah’tan başka ibadete layık hiçbir ilah yoktur. Ve yine şehadet ederim ki, Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) O’nun kulu ve rasulüdür.

LA İLAHE İLLALLAH'IN ANLAM ve ŞARTLARI

Bismillah..

Hamd, alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. O’na hamd eder, O’ndan yardım ve mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerrinden ve amellerimizin kötülüğünden O’na sığınırız. O’nun hidayete erdirdiğini hiç kimse saptıramaz, saptırdığını ise hiç kimse hidayete erdiremez.
Şehadet ederim ki, Allah’tan başka ibadete layık hiçbir ilah yoktur. Ve yine şehadet ederim ki, Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) O’nun kulu ve rasulüdür.

İSLAM’DA TAKLİT

Taklit, bir mükellefin, delilini bilmeden başkasının mezhebine bağlanması demektir.

Taklit, ancak şer’i delili bilmemekle meydana gelir. Çünkü taklit, şer’i delilini bilmeksizin başkasının sözüne tâbi olmaktır. Yani sen, herhangi bir kimseye, elinde ona uymanı gerektiren bir delil olmadığı halde tâbi oluyorsan onun hakta ve bâtılda, doğruda ve yanlışta taklitçisi olmuşsun demektir.
Allah Subhanehu ve Teala’nın dininde bu şekilde bir taklit sahih değildir, makbul değildir. Allah Teala kör taklidi ve çirkin taassubu kötülemiş, pek çok ayette yasaklamış ve haram kılmıştır. Allah Subhanehu ve Teala şöyle buyurmuştur: “Onlara (müşriklere): Allah’ın indirdiğine uyun, denildiği zaman onlar, “Hayır! Biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz yola uyarız” dediler. Ya ataları bir şey anlamamış, doğruyu da bulamamış idiyseler?” (Bakara, 2/170)